13 Kasım 2017 Pazartesi

İyiliği, saf güzelliği, sevgiyi öldürdüler

İyiliği, saf güzelliği, sevgiyi öldürdülerTelefonun öbür ucunda Tanem Sivar Dirvana ve Edhem Dirvana var. ‘Nasılsınız ’ diye sormaya dili varmıyor insanın. Şaşkınlık, öfke, acı... Ama en çok da kırgınlık var seslerinde.

İki yıl önce evlendi Dirvana çifti. Yılın büyük bir bölümünü Bozburun ’da geçiriyorlardı; dünyanın geri kalanından uzakta... Tanem Sivar, “İstanbul ’un son yıllarda geldiği halden uzaklaşmak, sakin ve huzurlu bir hayat kurmak istedik” diyor. Hayalleri gerçek oluyor; iki ay önce kucaklarına aldıkları bebekleri Süleyman ve köpekleriyle birlikte güneşli, masmavi bir hayat inşa ediyorlar kendilerine. Sonra ne oluyorsa oluyor, peri masalına hayatın karası bulaşıyor. Edhem Dirvana başlarına geleni şöyle anlatıyor: “Django yanımızda yatar hep. O sabah da bizimle uyandı, bahçeye çıktı. Çok geçmeden haber geldi, zehirlendi diye. Bir baktık yerde debeleniyor. Onunla ilgilenirken Pamuk ’un da zehirlendiğini gördük. Kollarımızda öldüler. Bahçede zehirli tavukları bulduk sonra...”

‘Sadece şehirde olmazmış ’

İyiliği, saf güzelliği, sevgiyi öldürdüler

Tanem Sivar: “En büyük hayalimiz bebeğimizin büyüyünce onlarla oynamasıydı.” Edhem Dirvana: “Django dört yaşındaydı. Annesi labrador, babası sokak köpeğiydi. Pamuksa dokuz yaşında bir Golden Retriver-Akbaş kırmasıydı.”

İyiliği, saf güzelliği, sevgiyi öldürdüler

Hiç yorum yok: